close
close
Close
home
Başlangıç
Kulta.
Nedir?
Manifesto
Ekip
Mecmua
N°5 / Kış
N°4 / Kusur
N°3 / Yol
N°2 / Ömür
N°1 / Güz
Türler
Edebiyat
Şiir
Öykü
Küçürek Öykü
İnceleme
Deneme
Biyografi
Çeviri
Anlatı
Kültür
Kadın
Çocuk
Bilim ve Teknoloji
Dünya
İnsan
Sanat
Atölyeler
Dans
Dijital Sanat
Fotoğraf
Grafiti / Sokak Sanatı
Heykel
Müzik
Opera
Performans Sanatı
Resim
Sanat Tarihi
Sergi ve Bienaller
Sinema
Tiyatro
Yarışmalar
Söyleşiler
Temas
Bir öneri…
Ah Kuşlar Ah Yoksulluk
Ergin Bozkurt
Ara
Ara
menu
Menu
1 eser
Edebiyat
Önce
Sonra
Sonra
Irmak Zileli:
İnsan bir hikâye anlattığında bunu ilk önce kendine anlatmış olur.
Kelimeler kâğıda döküldüğünde aynı anda onun okurusunuzdur.
Dolayısıyla anlatma ihtiyacı ile anlamlandırma çabası birbirinden ayrıştırılamaz bana göre.
Hıdır Murat Doğan
Dara
Zivistanê
(Kış Ağacı)
mirov jî tenêtiyê dicemide
mirov yek li benda zivistanê
Fırat Baytak
Aklımın
Sesleri
Her şeyin anlayan kalbim
bütün kanını sana akıtmış mıydı?
Ceren Avşar
Yüz
Yetimliği
Göğün ve Allah’ın ağzından nice kelimeler saklarken
Bununla yaşamak Zordu
Kübra Burulday
Yerinde
Halbuki ne var hepimiz doğduk
Bekliyoruz orada burada sebebini
Merve Arlı
Jüple
Kapısı
Beyaz kapılar denize açılır
Hakan R. Temiz
İntihar
Telaşı
"artık hiç bir şey bir kaç dizeyi geçecek kadar uzun değil mahsa"
Cumhur Özen
Ah Kuşlar
Ah Yoksulluk
Kanatlarım, kara önlüğün koluna sümüğümü silerken kırıldı benim.
Ergin Bozkurt
Aşık Olma Demiyorum
Yine Ol
Yaramdan öpemezsin sevdiğim
Dokusu uyuşmuyorsa toksikolojimizin Sen bir kahraman desem değil antisi hiç.
Ömer Burçin Özkişi
Tarihe Gömülendir
Biraz da
Aşk
“
…ve hatırlatıyor bir kadını anılarımı kanatıp
bir kadın ki doğuyor şimdi denizden oysa memleketimde çoktan ölen.
Uğur Kaya
Aptal Dünyanın Üç Hali
veya
Halleri
Kimseye kızgın değildi aslında. Kızgın olduğu tek biri vardı, tek.
Hayallerinden hiç çıkmamalı, yazılardan hiç kalkmamalıydı belki de.
Büşra Aslı İçöz
Şarapnel
Her koşulda yalnızlık
Ve sonunda ölünmüyor
Bilge Soyer Özsoy
Hiçlenmiş Övünç,
Düşlenmez Suskunluk
Neden sonra içimdeki
seni ayırdım
benzediğin üzüncümden
Burçin Laçin Altay
Kristalize Bir Tanrısızlık
ve
Beyazın Mutlaklığı
Vasiyet, bir mülk paylaşımı değil;
bir yokluk beyannamesiydi...
Didem Görkay
Kim
Var
Orada
?
Ev aşırı sessiz değil mi? Bir bebek iyi olabilirdi. Kocası mı söylemişti bunu yoksa kendisi mi? Anımsayamadı.
Her hatırlayış nasıl oluyor da hep aynı konuya geliyordu, tıpkı her konuşmanın aynı yere geldiği gibi.
Semrin Şahin
Bana
Beni
Geri
Ver
Rüzgârın titrettiği her bir parça sahibini arıyor gibiydi.
Nihan Özkan
Sonrası Uzak:
Çılgınca
dışarı çıksam sonsuzca yürüyecekmişim gibi gelir
Örsan Gürkan
Perşembe
Mevsimi
hangi nehir bırakır öksüz suyu
hangi su yansıtmaz suretini
Ahmet Antmen
Bayat
Ekmek
Bütün ölümlerden söz etmek gerekir sonra
İyi halden, işlediğiniz cinayetlerden
Ersin Taşdemir
Nâr
Yaralı kılıcını biledi asuman/Sezdim/dökülecek haneme kan ve âl/
Aşındı vârımın kabuğu/aktı narlar yorganımdan…
Ayşe Nur Çıraklı
Sapiens'e
Ölüm
Gökhan bir eli kapının kolunda koşmaya hazır bekliyordu. “Hocam, Einstein sınıfında öğrenciler öğretmenin bataryasını çıkarmaya çalışmış. Öğretmen de karşı koyup çocuğun kolunu yakalamış.
‘Sapiense ölüm’ deyip duruyor.”
Yurday Yalçınkaya
Ablamı
Uğurlarken
Son duraktan hareket eder etmez tüm koridoru bir simit kokusu sardı, Halkalı’dan İstanbul’a girmişlerdi.
Demli çay kokusu zorlu, uykusuz geçen dimağını yerine getirme telaşındaydı.
Ümit Ahmet Duman
Yoksullar
Kışı
Sevmez
Kış, toplumcu gerçekçi eserlerde sınıfsal bir duruşla öncellikle yoksullukla ilişkilendirilir.
Çünkü doğa karşısında çaresiz kalan insan, sahip olduklarıyla korunur ve yaşar.
Alihan Demir
Bazil
Karaçur
Olmak
Ama gerçek, inatçıdır. Gizlenen şey, insanın tenine siner. Sustuğunda bile anlatır kendini.
Ve Bazil’in gerçeği; soğuk Brooklyn gecelerinin dar sokaklarında, babasının is kokan ellerinde, gemilerin yük bölmelerinde saklıydı.
Muraz Arslan
Salınımlar 5:
Dal
Ormanı böyle düşlememiştim. Ev kadar karanlık, ev kadar savruktu şimdi.
Ağaçlar aynı ağaçlardı, babam aynı babam. Pustum. Diktim kulaklarımı. Kaskatıyım. Bir karaltı geçti solumdan. Seçemedim. Arkama döndüm.
Feyza Akbulut Öner
Cam
Armonika
İsterseniz dağılabilirsiniz bedenimden-
diyorum zil çaldı
Ersin Aydın
Ah Kalbim
Sen Bir Sömürgenin Yurdusun
ah kalbim senin dört odanda küllenmez bir ateş adı ıslık ıslık titrer dudağımda kim bilir daha kaç gece saklanır
her yaran sabaha uzanan bir tohum
Müjdat Güven
Yıldız Kümesi ve
Göze Kaçan Tozları Uzayın
Su ile uzay boşluğu arasında ilintilenen saklı
Hücrenin keşfinden beri huzursuz uyunan zoraki uykular
Ahmet Şerif Doğan
Kanayan
Kar
ninniler umutlarını uçak sesine astılar.
boran kefenini serdi kaçağa
ölüm ekmek gibi bölündü.
Alattin Bilgiç
Ayaz
zaman neyi arar
yaşam neyi söyletir
bunca zamandır yaşadığım ne
bütün bu sorular bi bulutun kendini var edip sonra rüzgara dağılması mı
Aslan Kocaman
Apaçık
Kıtalar
Atlası
Çoğu zaman pusun dağılması, sınırların netleşmesi ve
hakikatin tüm çıplaklığıyla belirmesi kurtuluş diye sunulur.
Mustafa Mutlu
İnsan
Anlatamadıklarında
Saklıdır
!
İnsan her şeyi anlatamaz; çoğu zaman ona bir taşın sessizliği ve sükûneti gereklidir.
Hüseyin Boğurcu
Ayazkara
Masalın susulduğu unutulduğu yerin
devamı olsa anımdaki od tutuşsa
Kaplan
Kirli
Beyaz
Kendi nefesimin buğusuyla boğulan bir münzeviyim.
Erkan Kenan Durmaz
Vişneden
Hallice
Belki de sürüldüm. Sürülmek istedim ya da.
Sol yumruğumu havada tutmanın suç olduğunu bilmem yeterli oldu.
Sevcan Deniz
Ceren Ceran’ın
Tercih
’inde Gitmenin İmkânı ve Kadın Sesinin Tazeliği
Ceren Ceran, henüz edebiyatında kalıcı bir biçem oluşturma aşamasında.
Tercih
, bu yolculuğun erken ama güçlü bir durağı.
Bahriye Çeri
Günter Eich:
Bir Yazın
Sonu
Sabır gerek. Kuşun yazısı yakında açılacak elbet.
Dil altında bakır tadı duyulacak.
Eylül Demir
Önce
Sonra
Sonra
keyboard_arrow_up