menu Menu
Kanayan Kar
ninniler umutlarını uçak sesine astılar. boran kefenini serdi kaçağa ölüm ekmek gibi bölündü.
Alattin Bilgiç N°5 / Kış, Şiir
Yıldız Kümesi ve Göze Kaçan Tozları Uzayın Önce Ayaz Sonra

şâtı çer çöp, bir sınır
katır sırtında kan teresi.
gerdûn güdümlenir
çocukların düşüne
akbaba çivisi çakılır.

o ölüm mevsimi
annelerin buzlu dudağına
payîzok düşürür.
ömrün yarasından
kaçar, kaçak hasret.

katırların altına inmiş bir dua
kayalar, mabet beyazı.
çocukluk özlemin çıkık kemiği
uçurumda paramparça.

aydınlık mı? yok.
yalnız sayenin izmariti.
zifir altında
ekmek kimlikler.

hawar hawar
“kolber! yaşam bu muydu?”

dağ şahitte
otuz dört genç
ananın yamacına.
köyde güneş utangaç
kan karla yoğrulur
taşlar li li li çeker
bombalanmış adlar lime lime.

yazacak mı bu utanç?
kurur mu karda kan?
şimdi toprağa emilir
rakımın vicdanı.

ninniler
umutlarını uçak sesine astılar.
boran kefenini serdi kaçağa
ölüm ekmek gibi bölündü.

kan yazıldı karanlığa
ayaza, yok oluşa.
ey asîmanı delenler
bir dağın ağladığını
duydunuz mu?

o gece
hudut yetim, patika öksüz.
ak sakallı meşeler taziyede
palamutlar ağaçsız.
o gece hâlâ
karın altı kanıyor.


Önce Sonra

keyboard_arrow_up