Kaldırın ortadan şu gereksiz tanıklığı
Bir zaptı varken yüzümün
Bende bilirdim uğrak cümleler kurmayı
Sadece bekledim,
Beklemek uzun bir cümlenin duraksayan yeridir
Bunu en iyi İlşiva bilir
Beklemelerin nizamından bakarak dünyaya
İstemezdim penceremde kanasın nice gül
İstemezdim dipsiz uçurumlara dalmak
Zordu
Göğün ve Allah’ın ağzından nice kelimeler saklarken
Bununla yaşamak
Zordu
Yüzümü sürmediğim etekler
Şiirimin tasasına kapılırken
Kıştan kalan yükle
Boyun kırığı yaşamak
Dokuz boyun kırığı
Çehremi kaplayan çizgilerin
Ardına sığınıyor
Çok erken öğrendim her çizginin
Ölümden konuştuğunu
Ölüme yarıştığını
Geçeyim dedim bu zor eşikten
Şiire adanan inancımla
Bir başıma kaldım
Yoktu ortada yanan bir kandil
Herkes sarsıntı geçiren dünyada
Sanki o dipsiz uçuruma yuvarlandı