Ellerimle hava olaylarını sağa sola savurabildiğim zamanlar
Eşeleme toprak, koyu yeşil çayırlar, acemi kayısı
Bir ağacın meyvesini sapan olarak kullanmak
Tam hedefinden vurduğum korsan formalar
Terim’le koştuğum fıstık gibi sokak
Eve ulaştığım kuş sesi zikzak
Şimdi eşikteyim bir delikten ben buğuyum
Kendimi hohlayıp ezberliyorum
Kendimi ezberledim ekok’lar için bir şeylere ihtiyacım var
Önümüzde birkaç ay
Ellerimde can veren yaradan ey
Korkuluksuz damlara çıkan şap merdivenlerim
Mermer döşenecek üzüm vermeyen tozlu koruklar
Kavaklar kesilmesin tuğlalar kırmızı kalsın gri betonlar arasında
İnce bir iğne ile kovalasın beni kabus
Ki duvara dönüp şaşkın kılayım onu
En büyük ortak kat
En büyük ortak kat
En büyük ortak kat
Şaşkın kılanım onu
Beyaz kapılar denize açılır
Mersin Ak bir deniz boyunca akar
Tuzlu sular sokaklar boyunca ışıldar irisleri
İnsanlar dağlara yerleşir susıkılganlarıdır onlar
Her ağaç palmiyelere evrilir zoraki çıkar en üst kata yaprakları
Balıklar tavalara atlar balıklama
Ev önleri kumlu ayaklarla numaralandırılır
Herkes kendi denizine kokar en güzel
Böyleydi.
Su kanalındaki kurbağa gibiydim
Yarın Antep’e dönelim
Tahta ahşap beyaz bir kapımız vardı
Bir de demirden oluşan aralıklı beyaz bir kapımız
Jüple kapısını kimseye anlatamadım
R’leri söyleyemiyor dediler bana
Yarın Antep’e dönelim
Jüple kapısını kimseye söylemem