bu bir aşk şiiri değil,
en fazla kendimi kırmızıda geçme isteği
mercimek köftesi yerken et aşermek mesela
sicilim sakat değil kafam sakat kafam trambolin
ve nereden bakılırsa bakılsın intihara meyilli değilim
anlamıyorsunuz ama ben size söyleyeyim
kimse mutlu değil bu dünyada sadece yalancıyız
insanlar kötü işler gibi geride bırakılır tazminatsız
inşalar unutulur mühendis olduğunuz unutulur
bu gibi sebeplerden dolayı pembe dizi izlersiniz
bu bir aşk şiiri değil,
en çok güzel düşlere tutulurum balıklar gibi
yavaşça kendime dönsem sorun olmayacak mesela
ama insan kalbi tel maşa habire hareket eder
oraya buraya koşturur ayakkabıları çamurlanır
fark etmiyorsunuz ama ben size anlatayım
bir daha bok geliriz dünyaya ve gülmeden bitecek
içine edilen duyguları nasıl iyileştirebiliriz bilemedim
bir daha yüz yüze nasıl bakacağız inanın bilemedim
ondan sonra cennet isteriz ödül isteriz çok komik
bu bir aşk şiiri değil,
en az kendimi hatırladım ben bu keşmekeşte
herkese her şeyimi verip on para huzur alamadım
bunu matah bir şey olsun diye değil matrak olsun diye
bunu utansın diye söylüyorum insan postundakiler
gark etmiyorsanız kibrinizi o hâlde size helal helak
bir gülümsemenin başını okşamıyorsanız yuf size
kestirmeden gidiyorsanız hatlar da çalışmıyorsa
ruhunuzun bir köşesinde bir pazar sabahı yoksa
yanınızdan gitmek isterim o zaman şimdi zaman gibi
bu bir aşk şarkısı değil,
köküne kadar aşk şiiri