Kusur; çoğu zaman saklanan, örtülen, düzeltilmeye çalışılan…
Oysa insanı insan yapan, hikâyeyi gerçek kılan çoğu kez tam da orasıdır.
Eksik olan, çatlayan, aksayan; pürüzsüz görünenin içindeki asıl sesi fısıldar.
Kulta N°4 – “Kusur” sayısında bu kez hatalara, yarım kalmışlıklara, bilinçli ya da istemsiz kırılmalara bakıyoruz.
Şiirin, öykünün, denemenin ve sanatın farklı dilleriyle kusurun içindeki anlamı, güzelliği ve hakikati arıyoruz.
Düzeltilmesi gerekenle kabul edilmesi gereken arasındaki ince çizgide duruyor, kusurun bir zayıflık mı yoksa insanın en sahici izi mi olduğunu soruyoruz.
Sonrası şiir, gerisi hikâye…