çekirdek çitler dünya hakkında düşünürüm
bu atlar nereye gider koşuları kalır ardında
yer suları nereye akar
bunca kar engelleyemez mi
yılgınca içimizde sürüklediğimiz hırsı
pencereden bakmak yetmez
dışarı çıksam sonsuzca yürüyecekmişim gibi gelir
ama kabul edilmiyor kamburuma anlattığım öyküm
kalmamış merhamet gösterecek gücü
dediğine göre yola çıkan ayaklar mesele değil
mesele unutulmuş kayıp giden yolda
kendimi kollarına bıraktığım ateş dalgınlığa döner
ehlileştirir içimi soğuğun korkusu
her rahat an birer hediye
yaşayınca birer eziyet gelir
unutulur da her bir şey
adım adım taşlar birikir
sonrası uzak:
birer birer beyazlığa kayan atlar
birer birer ateşe yağan düşünceler
birer birer yürüyen sular
birer birer akan taşlar
birer birer bütün bu olanlar üstüne atlayan karlar:
çılgınca
çoktan gölümde boğulmuş olurum
kendimi bulabilirsem bu kargaşada