çocukluğumun başkentinde
bir asır öncesini düşünüyorum
/ anımsayarak sonrasını
kiraz şenlikleri, yokuşu tırmanan camii
top sesleri ramazan’da yankıyan
yanımda kasketiyle bir amca duruyor
çanakkale ile yaşıt
-sanki yüz sekiz yaşında-
bastonunun gerisinden
kocamış aklıyla ve dumanlı gözleriyle
bakarak bacasına vapurun
gidişini g/özlüyor Namık Kemal Bey’in
bir yel esiyor yerinden kalkıp
ve hatırlatıyor bir kadını anılarımı kanatıp
bir kadın ki doğuyor şimdi denizden
oysa memleketimde çoktan ölen.