Sesler,
Her yerde sesler…
Kalp atışları, bağırsak gurultuları, kanın gürül gürül
geçişi damarlardan, pompalanışı
Açılıp kapanışı göz kapaklarının
Karında uçuşan kelebeklerin
kanat sesleri
Kardelenin çatlayışı,
delip geçmesi karı,
Bir ağacın bir ağaca fısıldayışı
bak utangaçlığı bu tacın
Vapurların düdükleri,
kornalar,
İnsanların dedikleri
-ve demedikleri-
İlk miyavlaması bir yavru kedinin
gözünü açmadan daha
Gecenin sabaha karıştığı saatlerde
insanların girmeye korktuğu mahallenin arka sokağında
kıstırılmış genç kızın
kapalı ağzından hırıltı
o adamın ter bezlerinden fışkıran damla
Damlalar
bozulmuş musluktan pıt pıt
durmaksızın
Dönüşü Dünya’nın
Yaklaşıp uzaklaşması Güneş’e
Karadeliklere çekilen ölü yıldızlar
Uzay boşluğunda kaybolmaz ses
Bende kaybolmaz
Ben
evrenin kara kutusu
Duyuyorum hepinizi
Kötülüğünüzü,
iyiliğinizi
Duyuyorum her sesi
Kaydediyorum
Anlatıyorum bir bir
Allah’a
Duyuyor biliyorum
Her şeyin sesi var
Bi Allah’ın yok
Allah belki de seslerin toplamıdır
Kim bilir…
Önce Sonra