Girmedim o kapıdan,
Sen diyene kadar bekledim hep.
Neden bilmem, ruhum yabancı artık.
Bilirim kapı açık;
Ben olmuşum oruç siması,
Susmuş içimdeki girdap sonsuza kadar.
Dilim resetlemiş geçmiş anıları,
Yenilerini yazar bir daktiloda.
Sevilmek ister her insan,
Ama daha çok anlaşılmak, bulunmak ister.
Derdin aştığında susar tüm şiirler;
Salıncaklar hareket edene kadar,
Kadınlar yaşayana, özgür olana kadar,
Engeller aşılana kadar.
Yaşamak hepi topu bir güzel derya, deniz.
Derdimiz hep alacaklı suskun.
Artık oruç, hep dili söyler;
Derdi deryanın içinde su değil,
Bir alan açmak derdi dünyada kendine.
Yorulmadan, seyretmeden,
Savaşmadan, yalnız başına korkarak yürümeden,
Desteklenmek her durumda,
Potansiyeline ulaşmak her kertede,
Dünyasına durulmak;
Sanki saygı duyulmak bir nefeste.
Kadın olmak içimizde,
Varlığımızla güç bulmak hayattan,
Keyif almak yaşamdan,
İlerlemek korkmadan, susmadan, susturulmadan.
Bazen susar hepsi, herkes;
Susarız hayata, cesarete, iradeye, kendi varlığımıza doymaya.
Desteklenmeye, gölgesine durmaya, saygıya,
En çok da sevgiye.
Kadındır orucun adı;
Yaşam orucuna tutulan tüm kadınlara…
“Bu şiir, suskunluğuyla yaşam orucuna direnen tüm kadınlara bir saygı duruşudur.”